Uz. Dr. Ahmet ARPACI Kimdir?
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  İletişim
 
 
 
 
Uzm. Dr. Ahmet Arpacı'nın Yazıları

Ürtiker

  Toplumda sık görünen rahatsızlıklardan biri olan kurdeşen bazı durumlarda gerçekten hem hasta hem de hekim için sorun yaratan hastalıkların başında gelebilir. Tıp dilinde ürtiker, diye anılan kurdeşen iki formda olabilir. Bunlardan ilki şikayetlerin 6 haftadan kısa sürdüğü akut ürtiker; diğeri ise şikayetlerin 6 haftayı geçtiği kronik ürtikerdir. Her iki durumda da hastalığın bulguları birbirine benzese de hastalığın oluşum nedenleri açısından belirgin farklar vardır.

  Hastalığın bulguları arasında kaşıntılı, deriden kabarık, kızarık 0,5 cm ile çok büyük ölçülerde deride plaklar bulunur. Bu plakların bazıları birleşme eğilimindedir. Plakların sınırlarını net olarak çizmek her zaman mümkün olmaz. Lezyonlar genellikle birkaç saat içerisinde solar, yerine başka alanlarda yenileri çıkabilir.

  Ayrıca bazı ürtiker vakalarına; anjioödem, dediğimiz tabloda eşlik edebilir. Anjioödem genelde göz kapaklarında (genellikle tek taraflı), dudakta yüzün diğer kısımlarında, kol ve bacaklarda, parmaklarda genital bölgelerde oluşabilir. Bunlarda da özellikle şişlik ön plandadır. Her iki hastalıkta da deriden kabarık olan durumu ortaya çıkaran şey deri içinde ödem olmasıdır. Anjioödemde derinin alt tabakalarıda olaya iştirak ettiği için şişlik çok ön plandadır. Şişliğe kaşıntıdan ziyade yanma hissi eşlik edebilir.

  Daha önce de bahsedildiği gibi 6 haftadan kısa süreli kurdeşen akut ürtiker olarak anılır. Ürtikerde sayısız faktörler sebep olarak sayılabilir.

  • % 51 oranında stres
  • Solunum yoluyla alınan alerjenler
  • İç organ hastalıkları
  • Kullanılan ilaçlar
  • Yiyecekler (% 40 çocuklarda ,% 1 yetişkinlerde )
  • Genetik faktörler
  • Fiziksel ajanlar (güneş,basınç,su,egzersiz,soğuk vs….)
  • Parazitler
  • Enfeksiyon odakları
  • Romatizmal hastalıklar vb.

      Tüm ayrıntılı araştırmalara rağmen %60-65 vakada hiçbir neden bulunamayabilir. Bu hastalar da idiyopatik (sebebi bilinmeyen) kronik ürtiker olarak adlandırılır.

      Hastalarda iyi bir hastalık öyküsü sonrası, alerji testlerini içeren araştırmalar yanında diğer bahsi geçen hastalıkların araştırmaları yapılmalıdır.

      Altta yatan hastalığın tedavisi sonucunda genel olarak ürtiker kendiliğinden geçer ve tekrar etmez.

       Ancak sebebi bilinmeyen ürtiker hastalarında antialerjik ilaçlardan faydalanılır. Bu hastalarda klasik olarak sabahları sedatif olmayan antialerjikler, akşamları sedatif antialerjikler ve H2 reseptör blokerleri birlikte kullanılır. H2 reseptör blokerleri asıl itibari ile mide asiditesini azaltmak için kullanılan ilaçlardır. Ancak derideki histamin reseptörlerinin %20 kadarı H2 tipinde olduğu için bu tür ilaçlar bu hastalarda faydalı olmaktadır.Bunun dışında bunlara cevap vermeyen hastalarda kortizon dahi kullanılabilir.

      Bunlar dışında ayrıca değişik kurdeşen türleri de vardır. Aşağıdaki tabloda bu ürtiker tiplerini görmektesiniz.

  • Fiziksel ürtiker
  • Aguajenik ürtiker (su ile temas sonucu oluşan)
  • Kolinerjik ürtiker (terleme ,aşırı efor sonucu oluşan)
  • Soğuk ürtikeri (soğuk havada oluşan)
  • Dermografizm (ciltte çizik ile veya kaşınma ile oluşan ürtiker)
  • Gecikmiş basınç ürtikeri
  • Solar ürtiker (güneş ışınları ile oluşan)
  • Vibratuvar ürtiker (vibrasyon yapan aletlerle oluşan)
  • Herediter ürtiker(ailenin diğer fertlerinde de görünen tip)
  • Ürtikeryal vaskülit (ürtiker plaklarının 24 saatten uzun sebat ettiği damar iltihabı ile giden tip)
  • Diğerleri...
  •  
     
           
    copyright © 2008-2009 Her Hakkı Saklıdır.